"kongreden sonra evin yolunu tutan halgreen, şöförüne gitmesi için izin verdi... hava yagmurlu,bulanık beyni düşünceliydi... yürümeye başladı yagmur altında, sefalet içindeki halk ona şaşkınlıklar içinde bakıyordu. halgreen aldırmadı ama bakışlardan rahatsız oldugunu kafasını öne eğerek gösterdi... yüzündeki yagmur damlalarımıydı yoksa ağlıyormuydu belli değildi dört blok yürüdü halkın arasında ama kalbi dayanmıyordu pek beşinci bloktan arasokaga daldı... daldıgı gibi koşmaya, koştukça soyunmaya başladı...gözlüklerini fırlattı... takma sakalı ve bıgını savurdu havaya sonra kıyafetleri... artık yoktu. uzun seyrek saçları ıslandıkça kemikli yüz yapısı ortaya çıktı iyice bir diğer sokaga çıktıgındaysa artık onu kimse taniyamayacaktı...sonuc olarakta öyle oldu... sokaktaki fırıncı bu delide hangi köyden geldi diye yanındaki kalfasına gülercesine sordu. sesi duyan halgreen onlara dogru koşmaya başladı... "ben bu ülkeyi yöneten halgreen im " dedi "bu ülkeyi ben kurdum, ben olmasaydım çoktan ölmüştünüz karılarınızın ırzına geçilmişti bir çogunuz köleydi" diye bagırmaya başladı... fırıncı" tabi yaa sen önderimiz halgreen sin... şu meşhur cesur halgreen... size minettarız...birdakika bekleyin size bir paket yapayım.."diyerek içeri girdi. halgreen, bir an sevindi içinden tanıdılar beni diye düşündü ama fırından kahkahalar yükseliyor, alaycı ses tonlarıyla delirmişcesine gülüyorlardı...halgreen başını tekrar öne eğdi ve yagmur altında koşmaya başladı. kö prüye gelmişti. bu kö prü çok büyük bir nehre aitti...kö prünün adı halgreen kö prüsüydü... uzun süre bekledi. ve kö prüye adımını attı. artık dönüşü yok dedi kendikendine.. bir adım daha attı. iki, üç...ormana yaklaşıyordu uzaktan burjuvaların faytonlarının sesi geldiğini duydu ve koşmaya başladı... birden yola fırladı ve faytonlara bağırdı "beni tanıdınızmı ben yöneticiniz halgreen!" fayton şöförü kırbacı tam havaya kaldırmıştıki faytonun pencersi açıldı "dur!" dedi asilzade... içinde patladı şöförün gıcık oldu.halgreen," ben halgreenim " dedi asilzade bizim elemana iki tane gümüşlük verdi"saygılar uluönderimiz" diyerek "ilerle" dedi şöföre...beyin amcıklaması geçirdi orda bizimkisi. zaten buralara kadar okuduysan allah belanı versin nediyim... böyle hikayemi olur lan. sefil avrupa çagı ve edebi eserler? ı-ıh cık olmadı...halgreen osman olsun...
03:01
20haz.cumts.
-
yeni sayfalar yeni sayfalar.. eski buruşmuşluklar gitti çoktan yeni sayfalar.pekde skimde değildide yenisayfalar.yıllanmış şaraptadında yeni sayfalar.kendini bozan organizmalara bilimin taktıgı yeni isim yeni sayfalar...üç beş düşük şeye kafayı taktı yeni sayfalar.durunca çok güldük birbirimize yeni sayfalar.sayfalarca dolusu yazıyla geldik yeni sayfalar.
19 haz.cum. 06:04
-
düşerken gülenlerdenmisin yok aglayanlardanmı... ucsuz bucaksız otobanın kenarındanki fahişelerin.yada fahişe sandıgın muhtaçların durumlarını anlayabilecek kadar durumusun yada dışarıdan sana bakı pta küfür edenlere sendemi küfür ediyorsun onları yadırgayarak. peki senin şu insan yıgını kürede toz zerreciğinden farksız oldgunun farkındamısın yoksa kendini küreyle eş değer tutup mıh mıh möh möh diye sesler çıkaracak kadar domuz ruhlumusun. sorunlu tipi oynayan sefapezevenkleri... sanatta bunalım munalım üretim sancısı ayaklarınızı yerim sizin. bi bohem duruşlar bi en iyi benimler... sergide kadeh şarapları bilmiş bilmiş konusmalar kendini prof. sanan kendini bilmeyen ama egosu bize söken herifleride gördük bir dizi önemli adamın yanında nasılda kö pek gibi sadık dost rolü oynamalarını ayaklarına kadar gidip el sıkmalarını utanmasa ayakkabıları yalamayı... bu kadar sahte bir ortamda parazit gibi yaşamak dışlanmak beni okadar mutlu ediyorki.godoşlugunuzun yanısıra kendi oluşturdugunuz kendi dünyanızın magazini gündem olaylarıda işin tuzu biberi...dört duvar arasına sıkışmış kalmış olmanın verdiği ezikliği altındakileri ezerek kendini rahatlatmaya çalışan orospuçocukları siz hep orda durun emi... siz hep varolunki bende nefes aldıgım her anın kıymetini bileyim. hayatı doya doya yaşıyayım. parfümlerin altına saklamaya çalıştıgınız mide bulandırıcı kokunuzla yaptınız şerefsizlikle ve döndürdüğünüz dolaplarla birer dahinisiniz. saolunuz varolunuz.
.23:34/12haz.cuma09
-
-
-
Kızınki orta halli bir aileydiKızın aklı boyunu geçmiştiKıza kalsa Zifirî karanlıkta bile düşmezdiOğlanın tebessümü karşı konulmazdıOğlanda para gırlaydıKıza kalsa
Dünyalar kızın olmuştuAma kız şimdi öldüGitti gelmezEbediyen ölü ve güzel şimdiBana hep derlerdi ki Sakın unutmaAptalın tekiyle ö püşme, Aşk için evlenmeOğlanı etkilemek güçtüOğlan bilirdi herkesin mahreminiOğlan takardı kızı koluna Bir mücevher gibiOğlanda yoktu vermek Hep almayı bilirdiOğlan kıza kancayı atmıştıOğlana güvenmek Kediye ciğer emanet etmektiAma kız şimdi öldüGitti gelmezEbediyen ölü ve güzel şimdiYaklaş daha,
Tek boyutlu bakmaSertti düşüşünBenziyordu bir uçağınDalgalı denize çakılmasınaKız attı kafadan bir isimKız attı kafadan geldiği yeri t o m w a i t s
-Cenazemde ağlamıştır,öyle düşünüyorum.
-Övünmek için söylemiyorum,ama ağlamıştır herhâlde.
-Kendisini yakın hissettiği bir adamla
benim hakkımda konuştuğunu canlandırıyorum.
-Beni mezara koymalarından, ne kadar üzücü
ve yıkıcı olduğundan bahsediyor.
-Erimiş bir gofret gibi.
-Uygun zamanı
bir türlü bulamamamızdan bahsediyor.
-Sonra adam onunla
çok nazik bir şekilde sevişiyor.
-Sevişmenin tek olayı da
sana kendini daha iyi hissettirmesidir.
wc...






























Jason
--
Jason John
--
--
dudeabides
[link] (lastfm)
[link] (blogspot)
Previous Page12345...Next Page